09.11.2010
Sayın Başbakan'a bir milyon imzalı açık mektup...

Sayın Başbakanım, kendimi hatırlatayım. Ben "Dr. Senai Demirci". Bir kurumum ben. Kapıları, duvarları, pencereleri , öğrencileri, çalışanları olan bir kurum. Her gün "özel" misafirler gelir bana. Kolayca mutlu olabilen insanlar bekleşir bende. Herkesin sıradan sandığını bir mucize heyecanıyla karşılayan sıra dışı bakışlar uğrar bana. On sekiz yaşındaki oğlunun bir adımıyla bayram eden babalar ağırlarım ben. Beş yaşındaki kızı yarım yamalak da olsa"anne" dedi diye sevinç gözyaşı döken anneler tanırım ben.
Sizin eserinizim aslında. Bir uğrasanız bana; suskun ama muhteşem, görünmez ama gönüller imar eden bir eserinizi göreceksiniz. Yolunuz düşerse benim gibi bir kuruma, ne büyük iyilik yaptığınızı, ne çok hayır dua aldığınızı gözyaşları içinde idrak edeceksiniz.
Sizin ve hükümetinizin büyük bir özenle, sessiz bir adanmışlıkla var ettiği kurumlardan biriyim ben. İcraatlarınızın görünmeyeni, hemen alkış almayanı... Ama otoyollardan çok daha süratle insanları buluşturanı. Köprülerden çok daha zarifçe şehirlerin iki yakasını bir araya getireni. Tünellerden daha etkili biçimde engelleri ortadan kaldıranı.
Bir Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'yim ben.
Down Sendromlu çocuklarından utanan ve utandırılan anne babalar için bin tebessüm kaynağı olmak üzere yola çıktım. Bebeklerinin otistik, spastik olduğunu öğrendiklerinde yıkılıvermiş, yıllarca çaresiz ve çözümsüz bırakılmış yüz binlerce insanın tutunacağı bir dal olarak doğdum ben de.
Sizin de istediğiniz buydu. Her medeni ülkede olduğu gibi, her adalet toplumunda yürüdüğü gibi, engelli doğmuş bir çocuk "sakat" diye bir kenara itilmeyecekti. Kimse çirkin efsanelerle, kirli cehaletleriyle o özel çocuklar hakkında sürekli şüpheler üretmeyecekti. Çocuğu Down'lı doğdu diye, bebeğinin yüzü bir tuhaf görünüyor diye anneler utandırılmayacaktı. Güçleri yetmediği, akılları ermediği için ağzından salyaları akarak sevinebilen, konuşmak için dudağını onlarca kez kırıştırmak zorunda kalan, günaha ve kötülüğe yeteneği olmayan bu özel çocuklarımızın da onurlu bir hayatları olacaktı. Sırf tekerlekli sandalyede diye, özürlülerin otobüse binip gezme hakları, kaldırımlarda "yürüme" hevesleri yok sayılmayacaktı.
Siz ve hükümetiniz bu zor işi başarma yolunda ciddi bir adım attınız. Ülkemizin hemen her köşesinde binlere varan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, engelli çocuk aileleri, ücretsiz eğitim ve servis hizmetiyle çocuklarına eğitim alıyorlar, artık utanmıyorlar, artık umutlanıyorlar.
Ama bilmeniz gerek ki, en az bir milyon kişiyi doğrudan, yetmiş milyonu ise dolaylı olarak ilgilendiren bu hizmetler, artık hezimet noktasına geldi.
Binde dört oranında yapılan usulsüzlükler yüzünden işini yapan, idealist, özverili on binlerce çalışan mağdur edildi. İtibarları ölçüsüz medya haberleriyle yerle bir edildi. Eğitime muhtaç çocukların özel eğitim raporu alabilmesi için çabalayan bizlerin, sağlık ve eğitim kuruluşlarında "fırsatçı", "üç kâğıtçı", "paragöz" muamelesi gördüğümüz pek de seyrek olmadı.
Yakın geçmişte, belli ki masa üstünde, araziye hiç inmemiş bir kafayla hazırlanan yönetmelikle seans ücretlerinde hiçbir insaf ölçüsüne sığmayan bir "tenzilat" yapıldı. Ayrıca, dengesiz eğitim planlamasıyla eğitim hizmetleri ters yüz edildi, insan kaynağı kullanımını verimsizleştirildi.
Bir tür cezalandırmadan başka bir açıklaması olmayan bu yaklaşım yüzünden, özel eğitim hizmetleri durma noktasına geldi. Ya çok ciddi zararlarla kapanıyorlar ya da açık kalıp direnmek adına çok kolayca tahmin edilebilecek hilelere başvurmaya zorlanıyorlar. Bunun bedeli ise yeterince eğitim alamamış özürlüler, özgüveni tamamlanamamış engelliler, ümit beklediği yerden eli boş dönmüş anneler babalar oluyor. Bu ağır bedel, özel eğitim kurumlarından toptancı bir anlayışla esirgenen kaynakla kıyaslanamaz bile.
Ayrıca, çok anlaşılabilir bir durum daha var: Sahanın çok yeni olması ve işi bilenlerin fazlaca meşgul olması, bizi hakkıyla denetleyeceklerden de yoksun bırakıyor. Denetimlerin çoğu biçimsel ve yüzeysel kalıyor. Yerinde ve katılımcı bir denetim, verilen hizmetleri çok daha verimli ve parlak hale getirebilirdi ama...
Benim gibi özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri'nde şu an binlerce çocuk gelişimci, psikolog, fizyoterapist, hidroterapist, engelli öğretmeni çalışıyor. Hizmet alanların sayısı ise, ebeveynleri ve kardeşleri dahil edersek, bir milyona yaklaşıyor.
Sayın Başbakanım,
Bir milyon kişi kederli iken sayenizde sevinmişti.
Bir milyon kişi kendilerini sahipsiz bilirken, özel eğitim imkanları sayesinde, canı gibi sevdikleri, evlatlarını şehit verdikleri devletleri tarafından sahiplenildiklerini fark ettiler.
Bu bir milyon insandan binlercesi, mesela ağabeyi down'lı diye utanç içinde yaşayan, otistik kardeşinden utandırılan çocukların yüzleri aydınlandı. Sayenizde insan içine çıkabilir hale geldiler.
Bu bir milyon kişi, geri kalan milyonların adına çile çeken, başkaların unuttuğu mutlulukların, küçümsediği sevinçlerin nöbetini bekliyor.
Bu bir milyonluk topluluk şimdi tam sevinmişken sevinçleri kursağında kaldı.
En az bir milyon kişini adına ve o bir milyon kişinin derdini dert edinen milyonlar adına, sayın başbakanım, yeni bir gayretle, taze bir şevkle çok güzel işler başarılabileceğini haber veriyorum.
Muhterem Başbakanım,
bu mahzun tablo karşısında;
İlgili Devlet Bakanlığınız ilgisiz,
Milli Eğitim Bakanlığınız tutarsız,
Maliye Bakanlığınız kaygısız
Özürlüler İdaresi Başkanlığınız ise yetkisiz.


"Nerede bir milyon imza?" diye soracak olursanız, bu mektubu en az bir milyon insanın imzalayacağından eminim.
Saygılarımla
Dr. Senai Demirci Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi
www.drsenaidemirci.net


 


 


 

Geçmiş günlükler için tıklayın : ( 10 Adet)
Yorum yazabilirsiniz :
Yorumlar : ( 15 Adet)
hülya canbuldu
20.08.2011 13:49 civarında dedi ki :
nerdeyse başka hiçbirşey için bu kadar destek olamazdım.benimde yaygın gelişimsel bozukluk olarak adlandırılan durumda bir yeğenim var ve onunla ben ilgileniyorum.2,5 senedir devletimizden destekli özel eğitim alıyoruz(ALLAH sebep olandan razı olsun)ve değişmesini gördükçe sanki dünyalar benim oluyor bikaç kelimenin dışında konuşamazken tekrarlıda olsa yerinde sorular soran bir çocuk haline geldi.ama eğitim korumunu bu işe gönül vermiş yerlerden seçmeyede çok uğraştık keşke her yer böyle olsa.bu eğitimler biterse sadece çocuk etkilenmez.onların bütün aileside etkilenir,etkilenmekle kalmaz dünyası kararır bence.tek dileğim bu ışığın sönmemesi gönülden binlerce milyonlarca destek size
hacer mert
20.08.2011 00:46 civarında dedi ki :
kesinlikle çok güzel bir yazı 2 gün oldu bende bir rehabilitasyon merkezinde ağır zihinsel engelli çocuklara okulöncesi öğretmeni olarak bir şeyler vermeye çalışıyorum ama ne kurum,ne milli eğitim ,ne bakanlık bence gereken özveriyi vermiyor desteklenmeyen halimizin söndürülmesini bekliyor gibiyiz Allah içimize sabrı, aşkı,özveriyi herşeye rahmen koysun ...
AŞKIN ARSLAN
26.07.2011 09:15 civarında dedi ki :
Böyle bir konuda bir milyon imza şartını arayan bir zihniyeti kınıyorum. Bir çocuğun gülümseyen yüzündeki dünyayı ve güzelliği göremeyenlere 500 milyon imza gönderseniz neye yarar
havva nurhan olgunçelik
24.07.2011 20:41 civarında dedi ki :
Bende fiziksel özürlü bir çocuk annesi olarak hocam size çok teşekkür ediyorum hislerimize çok güzel tercüman oldunuz. Rabbim gücünüzü artırsın inşallah...
Özlem Bal
24.06.2011 14:27 civarında dedi ki :
Duyarlılığınızın yankısı olacak.Bu çarkı kırmak için bir MUM daha !
nihal birinci
09.02.2011 01:07 civarında dedi ki :
imzamız elbette var duygularımıza tercüman oldunuz tam da down sendromlu oğluma özel eğitim kurumu beğenmeye çalışıp ta yetersiz olduklarını düşünürken ağzınıza yüreğinize sağlık
Gülümser Köroglu
08.01.2011 20:11 civarında dedi ki :
Tebrik ediyorum sizi. Allah yolunuzu acik etsin. Insallah ulasmasi gereken yere sesleriniz ulasir.
Ben Almanya'dan Türkiye'ye tasiniyorum. Burda böyle kurumlar cok fazla. Hic zorluk cekilmiyor. Insallah Türkiye'miz de böyle güzide kurumlarla donatilir. Magdurlar, hastalar, engelliler ve yakinlarina cok büyük destek olur.
sevim erkocoglu
16.12.2010 23:34 civarında dedi ki :
Bir imzadan fazlasını yapabilmek isterdim... Çağrınız cevapsız kalmayacaktır umarım, zaten sesinizi duyup cevap vermemek mümkün değil..
uğur
14.12.2010 14:49 civarında dedi ki :
herşeye ve herşeye rağmen ön ayak olduğunuz savunma ve en önemlisi geride kalan milyonlar adına ''SES' olan size gayet tabi sonuna dek destek olduğumu tüm içtenliğimle belirtmek isterim...
metin kurt
09.12.2010 19:22 civarında dedi ki :
ama bu ülkedeki insanlarımızın çoğu çocuk sevmeyi bilmiyorlarki,belkide başbakanımızda çocuk sevmeyi unutmuştur,bir çocuğun bunu ona hatırlatması gerekiyordur belkide,
SARISOY
08.12.2010 23:00 civarında dedi ki :
canım yanıyor üstadım. şikayet yok...hamd ve şükürler olsun yüce Rabbime... canımın yanması elimde değil. Allah sizden razı olsun ki dilimiz oldun da söyleyiverdin, ne güzel yaptın. sizleri konuşturan Allah şükürler olsun. eksik etmesin bizlerden sizi.
derya-büşra
02.12.2010 19:31 civarında dedi ki :
SENAİ HOCAM;
O kadar güzel anlatmışsınız ki...okurken yine aklımdan çokşey geçti...
Acaba nasıl anlar devlet büyükleri bizleri.
Herşey net ortada,çocuklarımız,aileleri,eğitimcileri,kurumları.Peki diğerleri...

HOCAM;değil imzamı ,bu çocukların eğitim için canımı ortaya koyarım.
MUAZZEZ YILMAZ
02.12.2010 14:01 civarında dedi ki :
SELUMUN ALEYKUM Benimde Down Sendromlu yiğenim var onu çok ama çok seviyorum başbakanımıza sesimizi duyuracağıma inanıyorum Senai beye burdan çok ama çok teşekkür ediyorum çalışmalarından dolayı
murat bayrak
30.11.2010 10:59 civarında dedi ki :
tüm yüreğimle destekliyorum...
Ş. kılıç
26.11.2010 15:26 civarında dedi ki :
Sayın Başbakan'a bir milyon imzalı açık mektup’u imkanım olsa hepsini ben imzalardım. Çünkü kaç bir milyon kere çanım acıdı-acıyor.. hak ettiğim eğitimi alamamam yüzünden... ne olurdu sayın başbakanımız sesimizi duysaydı ve acıyla yazılmış hayat mektuplarımıza, sizleri duyuyor ve anlıyorum babında imzasını atıver(se)ydi... belki eğitim alamadık ama bu bir şeyler yapamayacağımız anlamına gelmez ki... Dilerden düşürülmeyen pozitif ayrımcılık bile istemiyorum benim islediğim yalnızca Allah'ın bana verdiği yetenek ve becerilerimle bir şeyler başarabilme imkanın verilmesidir. Senai Bey hele bizim gibi biri için Başbakanımıza ulaşmak imkansız bendenizde sizin son derece haklı ve bir o kadar başarılı hitabınızı kendim için bir fırsat bildim Sayın Başbakanımıza sesimi duyurabilmek için. Çünkü benim için eğitim zamanı geçti.. ama hepimizin çocukları sayılan o copçuklarımız için yaptığınız her şey için o çocukların gönüllerindeki zenginlikler sayısınca Allah razı olsu demeyi bir borç bildim. Hakkınızı helal edin.. Selam ve dua ile
© 2009 Her hakkı saklıdır. www.drsenaidemirci.net
Web Tasarımı deSen